Tahir Kavri: Ermenistan’da Türk ve Azerbaycan Bayraklarının Yakılması Kabul Edilemez Bir Provokasyondur

24 Nisan 2026 tarihinde Ermenistan’da düzenlenen bir etkinlikte Türk ve Azerbaycan bayraklarının alenen yakılması, sadece iki ülkeye değil, aynı zamanda bölgesel barış ve istikrara yönelik açık bir provokasyon olarak değerlendirildi. Uluslararası kamuoyunda da yankı uyandıran bu çirkin görüntüler, büyük tepkiye neden oldu.

27 Nis 2026 - 14:37
27 Nis 2026 - 14:42
 0  1
Tahir Kavri: Ermenistan’da Türk ve Azerbaycan Bayraklarının Yakılması Kabul Edilemez Bir Provokasyondur

Olay sonrası Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan tarafından yapılan kınama açıklaması dikkat çekse de, yaşanan skandalın büyüklüğü bu tür açıklamaların tek başına yeterli olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Konuya ilişkin sert bir açıklama yapan medya ulusalcılık haber yayınını ve Tahir Kavri, yaşananları “organize bir nefret gösterisi” olarak nitelendirdi. Kavri, etkinliğe binlerce kişinin katıldığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

 “Binlerce kişinin katıldığı bir organizasyonda Türk ve Azerbaycan bayraklarının yakılması, spontane gelişen bir olay değil, açıkça göz yumulmuş ve kontrol edilmemiş bir provokasyondur.

Bu görüntüler, sadece Türkiye’ye ve Azerbaycan’a değil, tüm değerlerimize yapılmış ağır bir saygısızlıktır. Bu tür nefret eylemleri karşısında sadece kınama mesajları yayımlamak yeterli değildir; asıl mesele, bu olayların yaşanmasını önleyecek iradenin ortaya konulmasıdır.”

Kavri, açıklamasının devamında Ermenistan yönetimine çağrıda bulunarak, bu tür eylemlerin tekrar etmemesi için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

 Aksi takdirde, iki ülke arasında normalleşme yönünde atılabilecek adımların ciddi zarar göreceğini belirtti.

Özellikle sınır kapılarının açılması ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi gibi hassas süreçlerin gündemde olduğu bir dönemde bu tür provokatif eylemlerin yaşanmasının, barış ortamını zedelediğini vurgulayan Kavri, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu tür eylemler, toplumların hafızasında derin yaralar açar. Türkiye ve Azerbaycan bayraklarına yönelik saldırılar, sadece birer sembole değil, iki kardeş ülkenin onuruna yöneliktir.

Eğer gerçekten barış ve diyalog isteniyorsa, bu nefret diline ve eylemlerine karşı çok daha net ve caydırıcı bir duruş sergilenmelidir.”

Yaşanan bu olay, bir kez daha bölgedeki hassas dengeleri ve toplumsal duyarlılıkları gözler önüne sererken, uluslararası toplumun da bu tür nefret eylemlerine karşı daha güçlü bir tavır ortaya koyması gerektiği yönünde çağrıları beraberinde getirdi.