“SÖZ NAMUS DİYENLER NAMUSU ÇİĞNEDİ” SÖZ NAMUS DİYENLERİN SÖZÜ AYAKLAR ALTINDA
Ben yaşadım, ben gördüm. İnsanların dilinden düşmeyen “söz namustur” cümlesinin bugün ne kadar değersizleştirildiğine bizzat şahit oldum.
Ben Tahir Kavri, Son dönemde verilen sözler ile sahadaki gerçekler arasında ciddi bir uyumsuzluk dikkat çekmektedir. Kamuoyuna beyan edilen vaatlerin yerine getirilmemesi, güven duygusunu zedelemekte ve toplumsal tepkiyi artırmaktadır. Bu durum artık görmezden gelinmemeli; sorumluluk alan herkes sözlerinin arkasında durmalı, halkın beklentisini boşa çıkaran yaklaşımlardan kaçınmalıdır. Aksi halde oluşan güvensizlik daha da derinleşecektir.
Öyle bir zamandan geçiyoruz ki, artık verilen sözlerin bir kıymeti kalmamış.
Hele ki seçim meydanlarında edilen yeminler, verilen sözler…
Hepsi rüzgârla savrulup gitmiş, ayaklar altına alınmış durumda.
Bugün geldiğimiz noktada insan, en yakın dostuna bile güvenemez hâle gelmiş.
Dün omuz omuza yürüdüklerin, bugün seni tanımazdan geliyor.
Güven dediğimiz o kutsal bağ, yerini şüpheye ve hayal kırıklığına bırakmış. İnsan en çok dar gününde yalnız kalıyor.
İşte o an, gerçek yüzler ortaya çıkıyor. Kalabalıklar dağılıyor, dostluklar susuyor.
Ve insan, etrafına baktığında yanında kimseyi bulamıyor. İyiler mi? Onlar artık geri planda kalmış.
Kötülük, sessizliği fırsat bilip ön saflara geçmiş. Merhamet dediğimiz duygu, yerini acımasızlığa bırakmış.
Adaletin sesi kısılmış, zulmün sesi yükselmiş. Gerçekler ise en ağır darbeyi almış.
Doğrunun yerini yalan almış, hakikatin üzeri örtülmüş. Öyle bir zaman ki bu zaman…
İyinin yerini kötüler almış, gerçeğin yerini yalanlar, merhametin yerini ise zulüm almış. Ve insan, tüm bunların ortasında şunu sorguluyor: Bu düzen ne zaman bu kadar bozuldu?