Bugün zenginliğiyle yoksula tepeden bakanlar var
İnsan kendini büyük sanıyor… Oysa sabah yürüdüğü sokaklardan, selamlaştığı yüzlerden bir gün sessizce çekilip gidiyor. Ne bir gürültü, ne bir iz… Sanki hiç yürümemiş gibi, sanki hiç var olmamış gibi.
Bugün zenginliğiyle yoksula tepeden bakanlar var. Malıyla, parasıyla, makamıyla kabaranlar… Kendini dokunulmaz sananlar.
Oysa o çok güvendikleri servet de, o şişirdikleri unvanlar da, o büyüttükleri kibir de mezarın karanlığında bir hiçtir.
Toprağın altında ne zenginlik konuşur ne de gösteriş; orada herkes susar, herkes eşitlenir. İnsan dediğin fanidir evlat…
Nefesi sayılı, yolu kısa, sonu bellidir. Bugün başını göğe kaldıran yarın toprağa yüz sürer.
Bugün kimseyi beğenmeyen, yarın bir Fatiha’ya muhtaç kalır.
O yüzden büyüklük taslama… Kibirle yürüme… Elindekine güvenip insan küçümseme…
Bir selam bırakabiliyorsan bırak, bir gönle dokunabiliyorsan dokun.
Çünkü sonunda herkes, ama herkes…
Bir avuç toprağa sığacak kadar küçülür.