“Azrail’in bir ailesi olsaydı, kendi sevdiklerinin canını almaya yüreği yeter miydi… Yoksa kader bile önünde diz çöker miydi?”

“Azrail’in bir ailesi olsaydı… Bir eşi, bir evladı, bir anası… Acaba yine alabilir miydi sevdiğinin canını? Aynı kalple, aynı soğukkanlılıkla yaklaşabilir miydi? Yoksa kader bile karşısında susar, ölüm bile geri adım atar mıydı? İnsan bazen en sert soruyu sormadan gerçeği göremez: Merhamet, en güçlüleri bile diz çöktürür.”

7 Ara 2025 - 19:54
 0  4
“Azrail’in bir ailesi olsaydı, kendi sevdiklerinin canını almaya yüreği yeter miydi… Yoksa kader bile önünde diz çöker miydi?”

“Azrail’in Bile Sorgulandığı O Soru: Sevdiklerinin Canını Alabilir miydi?”

Toplumda son dönemde artan adaletsizlik duygusu, yaşanan sağlık dramları ve insanın kendi kaderi karşısındaki çaresizliği, bu soruyu daha da görünür kılıyor. Vatandaşlar, özellikle ağır mağduriyet yaşayan bireylerin dramlarının ardından, merhametin ve adaletin gerçek sahiplerinin kim olduğu yönünde!

 Derinleşmesi ve benim sinir damarımı bozuyor. Azrail'inin: “Görevi her ne olursa olsun, insanın kendi sevdiklerine dokunması mümkün mü?” sorusu, adalet mekanizmalarından sizce adalet varmı.

“Azrail’in bile bir ailesi olsaydı, kader karşısında diz çökerdi.”

Vatandaşların yaşadığı ağır mağduriyetler ve destek çağrıları, bu soruyu sadece felsefi bir tartışma olmaktan çıkararak gerçek hayatın tam ortasında, gündelik acıların içinden yükselen bir çığlığa dönüştürülmüştür. Fazla derinden girmek istemiyorum.